10 Soruda Tesla Ve Oktay Arslan

10 Soruda Tesla Ve Oktay Arslan.

kodamcasi.com site yazarlarımızdan Şeyma Aktaş’ın  yayımlamış olduğu Tesla Otonom Araçlara Yönelik Patent Listesinde Bir Türk İmzası haberi sonrası göstermiş olduğunuz ilgi bizler için çok kıymetliydi. Öncelikle röportaj fırsatını bizlere sunduğunuz ve ilginiz için teşekkür ederiz.

1- Çok başarılı bir geçmişiniz var. Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz

Lisans eğitimime 2002’de İTÜ Kontrol Mühendisliği Bölümü’nü kazanarak başladım. Elektrik-Elektronik Fakültesi bünyesinde bulunan Kontrol Mühendisliği Bölümü’nde temel elektrik-elektronik, yazılım, kontrol kuramı, otonom sistemler, robotik, endüstriyel otomasyon vb konularda çok iyi bir eğitim veriliyordu. Bu konulara ilaveten yazılım ve algoritma konularında biraz daha uzmanlaşmak için birinci sınıftan sonra Bilgisayar Mühendisliği Bölümü ile çift anadal yapmaya başladım. Kontrol Mühendisliği Bölümü’nden 2006 yılında mezun olduktan sonra İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi’ndeki Kontrol ve Aviyonik Laboratuvarı’nda insansız hava araçları üzerinde araştırmalar yapmak için asistan olarak çalışmaya başladım. 2007’de Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden de mezun olduktan sonra, İTÜ Savunma Teknolojileri Bölümü’nde yüksek lisans çalışmaları yapmaya başladım. 2006-2009 yılları arasında Kontrol ve Aviyonik Laboratuvarı’nda uçuş simülatörleri, insansız hava araçları için komuta ve kontrol uygulamaları, karar destek sistemleri vb konularda çalışmalar yaptım ve bu çalışmaları ABD’deki çeşitli konferanslarda sundum. 

Yüksek lisans derecesini aldıktan sonra, 2009’da Georgia Teknoloji Enstitüsü’nde eğitim masraflarının tamamını karşılayan araştırma asistanlığı bursunu kazanarak doktora çalışmalarıma ABD’de devam etmeye karar verdim. 2009-2015 yılları arasında Robotik Bölümü’nde otonom sistemlerde planlama ve kontrol üzerine doktora çalışmaları yaptım. Bu süre içerisinde geliştirdiğim planlama algoritmalarını Aurora Flight Sciences tarafından yürütülen otonom helikopter projesi kapsamında tam ölçekli bir Boeing helikopteri üzerinde gerçekledim ve ilk defa bir helikopter için otonom inişi başarıyla gerçekleştiren ekipte yer aldim. Doktora çalışmaları sırasında Uzay ve Havacılık Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri bölümlerinden de birer yüksek lisans derecesi alarak 2015 yılında Robotik alanında doktora derecesi alarak mezun oldum.

Mezun olduktan sonra NASA Jet İtki Laboratuvarında, Mobilite ve Robotik Sistemler Bölümünde tam zamanlı Robotik Teknoloji Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Bağlı bulunduğum robotik bölümü NASA JPL’de (jet propulsion laboratory) derin uzay görevlerinde kullanılacak insansız, robotik teknolojilerini geliştiriyordu ve ben de bu sistemler için otonomi yazılımlarının geliştirilmesinde katkıda bulunuyordum. NASA JPL’de çalıştığım süre boyunca Mars rover, uydular, dronelar için güdüm, seyrüsefer, kontrol yazılımları geliştirip birçok saha testinde aktif olarak görev aldım. 2017’de sürücüsüz arabalar konularında deneyim kazanmak için Silikon Vadisi’ne taşındım. Kısa bir start-up macerasından sonra Tesla‘da Otopilot Departmanında kıdemli otopilot yazılım mühendisi olarak çalışmaya başladım. Tesla’da çalıştığım süre boyunca Model S, 3, X arabalarında kullanılan otopilot yazılımın V9, V10 sürümlerine önemli katkılarda bulundum. Planlama ve kontrol takımındaki bir mühendis olarak otobanda şerit değiştirme özelliği, otobandan çıkış ve otobana giriş davranışları, şehir içi sürüşlerde şerit değiştirme özelliği, akıllı araç çağırma özelliği için planlama ve kontrol yazılımlarının geliştirilmesi vb konularda yazılımlar geliştirdim ve saha testlerinde aktif olarak görev aldım. 2019’da uçan taksiler ve otonom yolcu uçakları konularında tecrübe kazanmak için Airbus’ın Silikon Vadisi’ndeki inovasyon merkezinde çalışmaya başladım. Burada Airbus’taki çeşitli otonomi projeleri için planlama, kontrol, bilgisayar görü tabanlı kavrama algoritmaları geliştiriyorum.

2- Nasa ve Tesla’daki işe alınma serüveninizi merak ediyoruz.Nasa ve Tesla’nın çalışma kültürü arasındaki farklar nelerdir?  Bu süreçler nasıl gelişti biraz anlatabilir misiniz? Üniversitede okurken Nasa ya da Tesla’ya girme gibi bir hedefiniz var mıydı?

Üniversiteye başlarken NASA’da veya Tesla’da işe başlama gibi bir hedefim yoktu. Tek niyetim alanında başarılı bir mühendis olmaktı. Yüksek lisans, doktora yapma ve sonrasında ABD’ye gitme kararlarını hep eğitimim, memlekette yaptığım stajlar, gözlemlediğim olaylar sonucunda zaman içerisinde verdim.

NASA JPL‘e giriş sürecim şöyle gerçekleşti. Mayıs 2015 gibi Boston’dayken doktora programından mezun olmaya yakın piyasadaki pek çok kuruma iş başvurusunda bulunuyordum. O sırada dünyanın her yerinden pek çok robotik araştırmacının üye olduğu robotics-worldwide e-posta grubunda NASA JPL’deki iş ilanıyla ilgili bir eposta gördüm. Özgeçmişimi düzenledikten sonra ilgili kişiye bir eposta gönderip pozisyonla ilgilendiğimi belirttim. Sonraki günlerde NASA JPL’de çalışan 3 farklı kişiyle telefonda birer saatlik mülakat yaptım ve bunun sonucunda NASA JPL’in Pasadena (Kaliforniya) şehrindeki merkezine teknik mülakat için davet edildim. Bu teknik mülakatlar sabah 8 – akşam 5 arası tüm gün sürdü. İlk önce bölüm müdürü ve yardımcısı ile bir mülakata girdim. Daha sonra grup müdürleri ve bölümde bulunan bazı kıdemli mühendisler ile birer saatlik teknik mülakatlara girdim. Öğle arasında bölümdeki tüm mühendislere, stajyerlere ve diğer araştırmacılara yaptığım akademik çalışmaları, çalıştığım projeleri, katkıda bulunduğum kısımları özetleyen bir saatlik teknik bir sunum yaptım. Sunum sonrasında bazen birebir bazen de 3-5 kişilik gruplar halinde katıldığım ve toplam +15 kişiyle görüştüğüm bir gün oldu. Günün sonunda Mars Curiosity Rover’ın olduğu bölümleri de gezip hatıra fotoğrafı çektikten sonra Boston’a geri döndüm. Birkaç gün sonra NASA JPL’den teknik mülakatların olumlu geçtiğini ve bana tam zamanlı araştırmacı olarak çalışmak için bir teklif vereceklerini dair bir sonuç epostası aldım. Aynı zamanda hem staj yaptığım Boston’daki firmada (Aurora Flight Sciences) hem de Connecticut’da bulunan helikopter üreticisi Sikorsky firmasında tam zamanlı güdüm, seyrüsefer ve kontrol mühendisi olarak çalışmak için iş teklifi almıştım. NASA JPL’den de resmi teklifi aldıktan sonra, Temmuz 2015 gibi bütün teklifleri değerlendirip NASA JPL’de çalışmaya karar verdim. Teklifi kabul ettikten sonra NASA JPL benim resmi başvuru yapmamı istedi ve yaklaşık bir buçuk aylık bir sicil tarama, sağlık kontrolü süreci oldu. Son beş senede yaşadığım bütün yerlerin adres bilgileri, çalıştığım bütün kurumlar, referans olabilecek kişilerin bütün bilgileri, mezun olunan okul, bölüm bilgileri vb pek çok bilgileri isteyen bir form doldurdum. Verdiğim bilgiler teyit edildikten sonra iş başvurum onaylandı ve Ekim 2015’te daha mezuniyet törenine katılmadan işbaşı yaptım.

Tesla’daki mülakat süreci biraz daha farklı gelişti diyebilirim. Nisan 2018’de daha önce bana Linkedin üzerinden ulaşan Tesla’da çalışan işe alım uzmanına  özgeçmişimi gönderip yeni fırsatları değerlendirmek istediğimi söyledim. Birkaç gün sonra bu kişiyle telefonda bir saatlik bir görüşme yaptım. Teknik olmayan bu görüşme, onun Tesla’daki çalışmaları özetlediği ve benim çalışmak istediğim konuları, hedeflerimi özetlediğim bilgilendirme amaçlı bir sohbet şeklinde geçti. Daha sonra Tesla Otopilot Departmanı’nda çalışan planlama ve kontrol takım müdürü ile telefonda bir saatlik teknik bir görüşme yaptım. Özgeçmişim’de yazdığım bütün projeler hakkında detayları sorular sorup yaptığım katkıları açıklamamı istediği çok teknik bir görüşme oldu. Görüşme sonrasında bana bir programlama ödevi göndereceği ve bu ödevin sonucuna göre sürecin devam edeceğini söyledi. Aynı gün içerisinde programlama ödeviyle ilgili bir eposta aldım. Bu e-posta’da elektrikli araçlar için bir rota planlama problemini C++ dilinde çözmem isteniyordu ve bu işi azami 6 saatte bitirmemi beklediklerini belirtmişlerdi. Bir Pazar günü sabah 9’da kodlamaya başlayıp aralıksız 5.5 saat kod yazdıktan sonra nihayet çalışan bir program yazdım. Daha sonra yazdığım kod doslarına 2 saat boyunca bol bol açıklama metinleri ekleyerek e-posta yoluyla kendilerine gönderdim. İki gün sonra İK’dan gönderdiğim çözümün doğru çalıştığı ve beni teknik mülakat için Palo Alto’daki merkezlerine davet etmek istediklerini dair bir eposta aldım. Bu ziyaret sırasında planlama ve kontrol takımına 30 dakikalık herhangi seçtiğim bir konuda teknik bir sunum yapmam gerektiğini de söylediler. Teknik mülakatlar sabah 8 – akşam 5 arası sürdü. Burada otopilot takımındaki kıdemli mühendisler ile birebir teknik mülakata girdim. Optimizasyon, kontrol, araç dinamiği modelleme, derleyici optimizasyonu ve başka diğer konularda teknik sorular sorup bunları beyaz tahtada çözmemi istediler. Mülakat sonunda Tesla Model S ile otopilot özelliklerini tanıtan bir deneme sürüşü yapıp merkezlerinden ayrıldım. Birkaç gün sonra, İK e-posta yoluyla otopilot takımının benim teknik mülakatlardaki performansımı beğendiğini ve işe alınmam konusunda olumlu görüş bildirdiğini söyledi. Fakat otopilot takımındaki işe alımlar için son sözü Elon’un söylediği için başvurumun onun onayına sunulacağını söyledi. Bir hafta sonra da Elon tarafından yazılmış işe kabul edildiğime dair bir mektup aldım ve verdikleri iş teklifini kabul ettim.

3- Tesla’da bulunduğunuz ekip ile ne tür projeler geliştirdiniz? Genel olarak oradaki çalışma ortamınızdan ve çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Tesla’da Otopilot Departmanı’nda bulunan planlama ve kontrol takımı Model S, 3, X arabaları için gerekli olan bütün kontrol işlerini üstleniyordu. Rota planlaması, görev planlaması, davranış planlaması, hareket planlaması, kontrol yazılımı vb modülleri hep bu takım geliştiriyordu. Benim çalıştığım ilk proje otopilot ile dolaşım (navigate on autopilot) özelliği olmuştu. Bu proje kapsamında aracın otobanda sürüş yaparken otomatik şerit değiştirme, ana yollar arasındaki çıkış şerit tercihleri, otobana giriş ve otobandan çıkış ile ilgili karar verme yazılımlarını geliştirip aktif olarak sürüş testlerini yaptım. Bu özellik otopilotun V9 sürümünde son kullanıcıların hizmetine sunuldu. Daha sonra bu özelliğin Avrupa’daki yollarda kullanılması ile ilgili homologasyon toplantılarına katıldım. Bu toplantılardaki çalışmalar Avrupa’da trafik kuralları farklı olduğu için daha çok hukuki yönden yapılan analizlerdi. Özellikle geliştirdiğimiz otomatik şerit değiştirme yazılımın Avrupa’daki trafik kurallarına göre güvenli olduğunu teyit etmek için gerekli analizleri yapıp yapılan sürüş testlerini inceledim.

Daha sonra akıllı araç çağırma özelliği (smart summon) ile ilgili proje başladı ve bu proje kapsamında otopark gibi karmaşık çevrelerde gerektiğinde ileri-geri araç manevralarını da hesaplayabilecek yeni bir hareket planlama yazılımı geliştirme ihtiyacı doğdu. Çünkü otoban sürüşünde kullanılan hareket planlama algoritması trafik kurallarından dolayı sadece ileri sürüş hareketleri hesaplayan yetenekleri kısıtlı, fakat çok yüksek hızda çalışan bir yazılım idi. Bundan dolayı görece biraz yavaş çalışan ve biraz daha fazla belleğe ihtiyaç duyan aracın ileri-geri manevralarını da göz önünde bulunduran arama tabanlı bir hareket planlama yazılımı geliştirip gerekli sürüş testlerini sahada yaptım. Zaman içerisinde daha iyi çalışır hale getirdiğimiz bu akıllı araç çağırma özelliğini, takım olarak Nisan 2019’da düzenlediğimiz Otonomi Yatırımcı Günü etkinliği kapsamında ilk defa yatırımcılara tanıttık ve etkinlik sayesinde toplam 2.34 milyar dolarlık bir yatırım aldık.

Tesla’da çalışma ortamı daha çok bir start-up ortamını andırıyordu. İnsanlar birbirinden izole edilmiş küpler yerine açık ofislerde çalışıyorlardı. Yönetim hiyerarşisi bakimından bir mühendis ile Elon arasında çok fazla ara yönetici yoktu. Mesela Otopilot Departmanı’nda mühendisler ile Elon arasında sadece takım liderleri bulunuyordu. Mesela bizim takımdaki takım müdürü zaten bir yöneticiden çok mühendislik yapan otopilot yazılımına kod yazan birisiydi. Tesla’da bir kimsenin sadece yöneticilik yaparak çalışmasına pek izin verilmiyordu. Takımdaki arkadaşların öncelikli görevi mühendislik yapmaktı. Bu ana göreve ilaveten bazı arkadaşlar takım liderliği de yapıyordu. Bir otopilot mühendisi olarak zamanımın çoğu beyaz tahtada takım arkadaşlarımla algoritma geliştirme  ve program yazmakla geçiyordu. İlk geliştirme aşamasında yazdığımız bütün yeni özellikleri 100 araçlık test filosundan isteğimiz S, 3, X arabaları alıp sahada test ediyorduk. Bunun dışında iki hafta bir Elon’un da katıldığı otopilot takım toplantılarına katılıyordum. Özetle bir haftada yaptığım işler algoritma tasarlamak, yazılımı gerçeklemek, araçlara yükleyip sahada test etmek ve gerektiğinde hem takım arkadaşlarımın hem de Elon’un organize ettiği mühendislik toplantılara katılmak vb aktivitelerden oluşuyordu.

4- Elon Musk ve Andrej Karpathy’nin de aralarında olduğu patentin başvurusunu 11 Şubat 2019’da göndermişsiniz. Smart Summon’u geliştirme ve patent süreci nasıl ilerledi?

Akıllı araç çağırma (smart summon) özelliği Elon’un isteği üzerine geliştirilmeye başlandı. Bu projede bilgisayar görü ve planlama ve kontrol takımı paralel bir şekilde çalıştı. Bilgisayar görü takımı aracın kameralar sayesinde otopark gibi yerlerde çevreyi daha iyi tanıması ve sürülebilir yerleri anlayabilmesi için var olan yapay sinir ağı yazılımına güncellemeler yaptı. Biz de planlama ve kontrol takımı olarak bu yapay sinir ağı yazılımının çıkış sinyallerini işleyip aracın etrafında kısıtlı bir alanı kapsayacak şekilde bütün hareketli nesnelerin, engellerin bilgisini içeren bir haritalama yazılımı geliştirdik. Bu yerel haritayı kullanan ve aracın yapması gereken park manevralarını hesaplayan yeni bir planlama ve kontrol yazılımı geliştirip çok fazla sürüş testi yaptık. Geliştirdiğimiz bu özellik başarılı bir şekilde çalıştıktan sonra hukuk takımından arkadaşlar bu projede çalışan mühendislerle bazen birebir bazen de gruplar halinde toplantılar düzenledi. Her mühendis kendi yaptığı çalışma ve bu çalışmanın yenilikçi yönüyle ilgili bilgiler verdi. Ben daha çok hareket planlama ve kontrol yazılımıyla ilgili katkıda bulundum ve bu alanda Tesla’da geliştirdiğimiz yazılım ile geçmişte ve günümüzdeki yapılan çalışmaları karşılaştıran bilgileri hukuk takımındaki arkadaşlara ilettim. Birkaç hafta içinde bu kısa notlar bir döküman haline getirilip patent başvurusu yapıldı ve geçtiğimiz Ağustos 2020’de kabul edildi.

5- Smart Summon özelliği Tesla’nın şu ana kadarki en popüler özelliği diyebilir miyiz? Patentini aldığınız bu özelliği biraz anlatabilir misiniz? Hangi seviye otonom araçlarda kullanılabilecek?

İnternet’te Andrej’in PyCon 2019’da yaptığım sunumlara göre akıllı araç çağırma özelliği şu ana kadar +500 bin kez kullanılmış durumda. Kullanıcılar arasında epey popüler bir özellik diyebiliriz. Bu özellik kapsamında kullanıcının park yerlerinde aracını telefon ile çağırması ve aracın da park edildiği yerden kullanıcının olduğu yere kadar bütün manevraları kendisi hesaplayıp otonom bir şekilde sürüş yapması hedefleniyordu. Bu özellik Full-Self Driving otopilot paketi yüklü olan bütün Tesla Model S, 3, X arabalarında kullanılıyor. 

6- Size yurt dışında çalışmanın kazandırmış olduğu vizyon hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yurt dışında çalıştığım firmalarda takım çalışmasına çok önem verildiğini farkettim. İşe alımlar konusunda kimse birisine sadece x diploması var diye iş vermiyor. Mülakata alınan kişiler takımdaki pek çok üye ile görüşüyor ve üyeler ilgili adayın takıma yapacağı katkı konusunda fikir belirtiyorlar. Eğer herhangi bir üye adayı beğenmez ise o adaya herhangi bir iş teklif yapılmıyor. Özetle, ABD’deki is hayatında takıma yapacağınız katkı ve takımla uyumlu olmak sahip olduğunuz diğer meziyetlerden çok daha önemli oluyor. 

7- Türkiye’nin üreteceği elektrikli araba TOGG hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu konu hakkında pek bir bilgim yok, umarım projelerinde başarılı olurlar.

8- Sıradan bir gündeki çalışma saatleriniz ve yaptığınız aktivitelerinizden bahsedebilir misiniz?

ABD’de tam zamanlı bir işe sahip kimseler iş kanunları gereği günde en fazla 8 saat çalışıyorlar. Firma için çalıştığım zamanlarda bu zamanım genelde yazılım geliştirme, takım toplantılarına katılma, saha testlerini yürütme, varsa genç mühendislere rehberlik etme vb aktivitelerle geçiyor. İş saatleri dışında zamanımın çoğunu güncel konularda bilgi sahibi olmak için etkinliklere katılmakla, dersleri takip etmekle, makaleler okumakla geçiyor. Bunun dışında fırsat buldukça hafta sonları arkadaşlarla yüksek beygirli araçlarla sürüş yapmak, hususi uçaklarla uçmak vb aktivitelere katılmak hoşlanıyorum.

9- Gelecek yıllarda trafikte göreceğimiz araçlar konusunda nasıl bir değerlendirmeniz bulunmaktadır? Trafikte ne çeşit teknolojiler görebileceğiz?

Bu konuda herhangi bir tahminde bulunmak pek kolay değil. 2014’lerde birçok kişi 2020 yıllarına geldiğimizde Seviye 4 sürücüsüz araçları yollarda göreceğimizden bahsediyordu; fakat bu teknolojik gelişmeler öngörüldüğü gibi hızlı bir şekilde ilerleyemedi. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde otobanda otonom sürüş yapabilen araçların sayısının artacağını ve otoban sürüş probleminin de büyük oranda çözüleceğini düşünüyorum. Bunlara ek olarak sürücüsüz kamyonlar da taşımacılık ve kargo sektörlerinde boy göstermeye başlayacak. Eğer belediye yönetimleri şehirdeki altyapıları, yolları otonom araçlar için daha elverişli hale getirecek değişiklikleri hızlı bir şekilde yaparsa, otonomi ile ilgili çalışmalar daha da ivmelenecektir.

10- Röportajımızı bitirmeden son olarak sizler gibi ufuk açıcı liderlerin yol göstermesi bizler için çok kıymetli. Henüz yolun başında olan bizlere neler önerirsiniz?

Günümüzde yapay zeka, makine öğrenmesi, bilgisayar görü, robotik, otonom sistemler, kontrol alanında milyar dolarlar mertebesinde çok büyük yatırımlar yapılmaktadır. Gençlere bu sektörler ile ilintili mühendislik bölümlerini (kontrol, bilgisayar, elektrik, elektronik haberleşme, makine, uçak, uzay ve havacılık vb) okumalarını tavsiye ederim. Bunun dışında lisans hayatında olabildiğince temel matematik, fizik, algoritma ve mühendislik derslerini almalarını öneririm. Gençlerin bana en çok sorduğu soru, hangi programlama dilini öğreneyim, hangi kütüphaneyi çalışayım şeklinde oluyor. Temel dersleri almadan salt programlama dili öğrenmek bu alanlarda katkı yapabilmek için pek doğru bir yaklaşım değil. Diller, kullanılan araçlar zamanla değişebilir; fakat temel matematik, fizik, algoritma konuları her zaman aynı kalacaktır. Bu nedenle gençlerin temel derslerle beraber yazılım yeteneklerini geliştirmelerinin daha iyi olacağını düşünüyorum.

Çok değerli hocamız, bizleri kırmayıp değerli vaktini ayırdığı için kendisine kodamcasi.com ekibi olarak çok teşekkür ediyoruz.

Görüş ve fikirlerinizi yorum kısmına yazarak sizler için daha faydalı içerikler oluşturmamızı sağlayabilirsiniz.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

Bilgisayar Mühendisliğinden eylülde mezun oluyorum. Yapay zeka konusunda yeniyim fakat bilgimi geliştirmek için çeşitli eğitimler alıp bu alanda güzel işler başarmak istiyorum. Bir bütünün parçası olarak hareket etmeyi seviyorum ve attığım adımları bu doğrultuda atıyorum.

seymaktas.6798@gmail.com

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Başka Yazı Yok

Kayıt Ol

Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Giriş Yap

Henüz üyeliğiniz yok mu? Kayıt Ol

close

Abone ol!