Türkiye’de bir ilk… Tıp fakültesi 5. sınıf öğrencisi Ümmühan Zeynep Bilgili, kan uyuşmazlığı tedavisine kesin çözüm buldu!

Kan uyuşmazlığı tedavisinde kesin çözüm

Bezmialem Vakıf Üniversitesi 5. sınıf öğrencisi olan Ümmühan Zeynep Bilgili’nin TÜBİTAK destekli projesi olan, Türkiye’de ilk kez, bebekten anneye geçen alyuvar miktarının tam olarak ölçülmesini sağlayacak ve kan uyuşmazlığı tedavisine kesin çözüm getirecek.

Türkiye’de ki her 100 gebelikten 2 ya da 3’ünde görülen “kan uyuşmazlığı”, özellikler ikinci gebelikten sonra doğacak olan bebek ya da bebeklerin hayatını tehdit altına alıyor.

Annenin kan grubu negatif, babanın kan grubu da pozitif olduğunda, doğacak olan bebeğin kan grubu da pozitifse, fetüsten anneye geçen alyuvarlar sebebiyle gebelikten sonraki gebeliklerde de bebeğin kan grubu pozitif olursa, annenin bağışıklık sistemi fetüs ile savaşmaya başlıyor. Bu da düşüklere, ölü doğuma veya bebeğin beyninde, kalp kaslarında hasarlara neden olabilir. Kan uyuşmazlığı riski bulunan tüm annelerde, bebekten anneye geçen kan miktarı ölçülmeden, rutin olarak ilk hamilelikte bir doz Anti D iğnesi yapılıyor. Fakat bu doz, her zaman yeterli olmayabiliyor.

WhatsApp-Image-2021-06-09-at-20.50.28 Türkiye’de bir ilk… Tıp fakültesi 5. sınıf öğrencisi Ümmühan Zeynep Bilgili, kan uyuşmazlığı tedavisine kesin çözüm buldu! Sağlık Haberleri

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Mehmet Serdar Kütük’ün danışmanlığında, tıp fakültesi 5’inci sınıf öğrencisi Ümmühan Zeynep Bilgili’nin üzerinde çalıştığı TÜBİTAK destekli projesi sayesinde, Türkiye’de ilk kez bebekten anneye geçen alyuvar miktarı tam olarak ölçüldü.

Projeye dahil edilen ve kan uyuşmazlığı teşhisi bulunan gebelerin %2’sinde, rutin olarak verilen Anti D dozunun yeterli olmadığı tespit edildi. Bu anne adaylarına ikinci doz iğneleri de yapılarak yapılarak, sonraki gebeliklerinde yaşayacakları risklerin önüne geçildi. Stajyer Dr. Bilgili’nin projesi, yaygın olarak kullanıma girdiğinde yetersiz doz nedeniyle oluşacak riskli gebeliklerin önüne artık geçilebilecek.

Bilgili’nin danışman hocası olan Doç. Dr. Kütük ile birlikte yürüttüğü araştırma projesi hakkında açıklamalarda bulunan stajyer Dr. Ümmühan Zeynep Bilgili, “Annelerin kan grubunun Rh negatşf bebeğin kan grubunun pozitif olduğu durumlarda, kan uyuşmazlığı dediğimiz olay ortaya çıkıyor. Bu, bebeğin sağlığını çok kötü etkileyebildiği gibi annenin sonraki gebeliklerini de riskli hale getirebiliyor. Neyse ki bunun için Rhogam adı verilen bir ilaç ile immünizasyonu yani annenin vücudunun tepki vermesini önleyip bu iki zararın ortadan kalkmasını sağlayabiliyoruz. Ama bazı durumlarda bizim verdiğimiz ilaç dozu yeterli gelmiyor. Bu nedenle de annenin bir dahaki gebeliğinde yine bu riskler ortaya çıkabiliyor. Biz bu çalışmamızda, bu miktarı ölçebilecek bir test yaptık ve bu testi kliniğimizde de uyguladık. Verilen ilaç miktarının yetmediği durumlar var mı, bunları ortaya çıkarmaya çalıştık” dedi.

TOhWwDZQgEiuDNRlwgQUqw-1 Türkiye’de bir ilk… Tıp fakültesi 5. sınıf öğrencisi Ümmühan Zeynep Bilgili, kan uyuşmazlığı tedavisine kesin çözüm buldu! Sağlık Haberleri

Proje ile kan uyuşmazlığının “gözden kaçırılan” risklerini önlemeyi amaçladıklarını kaydeden Bilgili, şu bilgileri verdi: “Bu testi yapmanın birden fazla yöntemi var. Biz dünyada da uygulanan ilk yöntemi tercih ettik. Mikroskopla anneden bebeğe geçen alyuvar miktarını belirledik. Bu, daha manuel bir yöntem. Yani insan gücüne dayanıyor. Bu testi yapmanın diğer bir yolu da Flow Sitometri cihazıyla bu ölçümü yapmak. Bunun metodunu oturtabilmek ve ülkemizde yaygınlaşabilmesi için de projemizle TÜBİTAK başvurusu yaptık. O desteği de henüz yeni aldık. İlk metot, yani mikroskop altında bebekten anneye geçen alyuvar miktarını ölçtüğümüz metodun ulaşılabilirliği daha fazla. Çünkü ihtiyacınız olan sadece birkaç damla kan, birkaç kimyasal madde ve mikroskop. Ama bunun getirdiği zorlukların başında, insan gücüne çok bağımlı olması ve her bir testin vakit alması.

Tamamen yapan kişinin deneyimi ve vaktine bağlı. Flow Sitometri metodu ise daha otomatize. Bu cihaz genelde büyük hastanelerde olan ve başka testler için kullanılan bir cihaz. Türkiye’de bu kadar yaygın olarak kullanılan bir cihaz olduğu için biz de bu yöntemle bu testin yaygınlaşmasını istiyoruz. Çünkü işgücü sağlayamayacak, mikroskopta bu ölçümü yapacak tecrübesi olmayan ekiplerin olmadığı merkezlerde, bir çıkış yolu olacak.”

Öğrencisinin projesine sosyal medyada övgü dolu sözlerle destek veren Doç. Dr. Mehmet Serdar Kütük ise bu övgünün nedenini şu cümlelerle anlattı: “Projenin okuma ve fizibilite çalışmaları esnasında, Türkiye’de bu konuda bilgi alışverişi yapabileceğimiz herhangi bir akademisyen olmadığını fark ettik. Araştırma öğrencimiz Zeynep Bilgili, birçok şeyi kendi imkanlarıyla öğrendi hakikaten ve çok başarılı oldu. Şu anda bebekten anneye geçen kanama miktarını, görsel olarak mikroskop altında hesaplayabilen Türkiye’deki tek araştırmacı. Bu açıdan onu çok önemsiyorum.”

5LozrTZvX0uOs5jIpsyFTw-1 Türkiye’de bir ilk… Tıp fakültesi 5. sınıf öğrencisi Ümmühan Zeynep Bilgili, kan uyuşmazlığı tedavisine kesin çözüm buldu! Sağlık Haberleri

Kan uyuşmazlığının dünyada da oldukça yaygın bir durum olduğunu belirten Doç. Dr. Kütük, “Yüzde 0,5 ila yüzde 10’a kadar çıkabiliyor. Bizdeki yaygınlığı ise yüzde 2-3 civarında. Önemli bir problem, çünkü hala ‘perinatal mortalite’ dediğimiz, anne karnında veya doğum sonrası bebek ölümlerinin önlenebilir nedenlerinden birisi. Anti-D denilen ilaç, kan uyuşmazlığı olan bir anneye ilk doğumundan sonra yapılırsa, sonraki çocukların sağlıklı olmasına katkıda bulunabiliyoruz. Bunu yapmazsak ya da eksik bir şekilde yaparsak, dozu uygun şekilde vermezsek bu, bir anne adayının hayatı boyunca gebeliklerini çok ciddi komplikasyonlarla sürdürmesine yol açabilir” dedi.

İlgili Haber  Fenerbahçe Opet’te corona krizi! Vakıfbank maçına çıkamayacaklar…

Gebeliğin her 3 ayında bir tekrarlanan “indirekt coombs” testi ile bebekle anne arasındaki kan uyuşmazlığının belirlenebildiğini söyleyen Doç. Dr. Kütük, dünyada rutin olarak bakıldığı halde, ülkemizde halen bebekten anneye geçen kan miktarı ölçülmediği için, bu uyuşmazlığın önlenmesinde bazen yeterli doz ilaç uygulanamadığını söyleyerek şunları vurguladı:

2wuI_S76lUeR1PYqyiqZHw Türkiye’de bir ilk… Tıp fakültesi 5. sınıf öğrencisi Ümmühan Zeynep Bilgili, kan uyuşmazlığı tedavisine kesin çözüm buldu! Sağlık Haberleri

“Gebeliğin 7’nci ayında bebek ile anne arasında bir uyuşmazlık reaksiyonu olup olmadığını anlamak için ‘indirekt coombs’ denilen bir tarama testi yapılır. Gebeliğin her üç ayında bir yapılıyor bu test. 28’inci haftada da bu test negatifse, bebeği koruyucu amaçlı ilk anti-D dozu anneye yapılıyor. Doğumdan sonra bebeğin kan grubuna bakılıyor, baba ile aynı, yani pozitif ise bu doz tekrarlanıyor. Ama burada problem şu: Gebeliklerin bir kısmında bebekten anneye, bir flakon anti-D dozunun derman olamayacağı kadar yüksek oranda kan geçişi olabiliyor. Dünyada aslında bu rutin olarak bakılıyor. Ancak bizde genellikle gebelere bir doz yapılıyor.”

Kleihauer-Betke test adı verilen mikroskop yöntemi veya Flow Sitometri ile bebekten anneye geçen kan miktarının tespit edilip, koruyucu dozun buna göre yapılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Kütük, “Bizim yaptığımız çalışmada, Türkiye’de ilk kez Kleihauer-Betke test ile fetal maternal kanama düzeyini tespit ettik. Gebelerin yüzde 2’sinde, bu kanamanın tahmin ettiğimiz miktarın üzerinde olduğunu, daha da ilginç olanı bu gebelerin klinik seyirlerinde de hiçbir belirti olmadığını gördük. Şayet bu yöntemi kullanmasaydık, 100 anneden iki tanesi eksik dozlarla evlerine gidecekti ve sonraki gebeliklerinde bizim immünizasyon dediğimiz, daha basit bir ifade ile annenin bağışıklık sisteminin bebeğin kan hücrelerine savaş açtığı bir durumla karşılaşacaktık. Bu da tedavisi hiç kolay olan bir durum değil” dedi.

gI8_6LJWMUiy3TygjZjD_w Türkiye’de bir ilk… Tıp fakültesi 5. sınıf öğrencisi Ümmühan Zeynep Bilgili, kan uyuşmazlığı tedavisine kesin çözüm buldu! Sağlık Haberleri

Flow Sitometri tekniği ile bu ölçümün Türkiye’de yaygınlaşmasının çok kolay olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Kütük, sözlerini şöyle noktaladı:

İlgili Haber  Bağırsak bakterileri bağışıklık sistemini yeniden inşa ediyor

“Flow Sitometri, Kleihauer-Betke’den daha pratik bir yöntem. Ama şu ana kadar ülkemizde bunu yapan olmadı. Belki bizim bu çalışmamızla beraber, rutin olarak kullanıma girer ve diğer merkezleri de harekete geçirir. Perinatal mortalite, bir ülkenin gelişmişlik düzeyini göstermesi açısından çok önemli bir parametredir. Perinatal mortalitenin 100 binde küsürlerle ifade edildiği bir ülkede yüzde 1-2 oranında bebek kaybını önlemek ise son derece önemli. Yani ülkemizi bu konuda bir anda 8-10 sıra yukarıya taşıyabilir. Bizim projemizin bu anlamda da tüm bilimsel camiayı harekete geçireceğini düşünüyoruz.”

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

kodamcasi.com Yöneticisi

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap