Sanal gerçeklik teknolojisindeki bilim. Suyun sıcaklığını sesinden tahmin edebilir misin?

Sıcak ve soğuk suyu sadece seslerinden ayırt edebilir misiniz? Matrix filmini bilmeyen yoktur. Hayatın bir gerçekçi simülasyon olduğu söylenir baş karakter Neo’ya. Peki gerçekten o kadar gerçekçi bir simülasyonu biz insanlar yapabilir miyiz? Sanal Gerçeklik ya da Virtual Reality (VR) olarak anılan simülasyonların arkasında nasıl bir fiziksel ve matematiksel bir çalışma var? Gelin sanal gerçeklikte ve reklamcılıkta sıkça kullanılan bilimsel gerçeklere hep beraber göz atalım. 

Suyun sıcaklığını sesinden tahmin edebilir misin?

Bilim videoları çeken Youtuber Steve Mould aynı maddeden yapılmış ve aynı şekildeki iki plastik kap ve porselen fincanlar kullanarak yaptığı bir deneyle gündeme gelmişti.  Deneyde plastik kaplardan birinden soğuk suyu fincana boşaltırken diğer kaptan sıcak suyu boşaltıyor. Sonra seslerin hangisinin sıcak suya hangisinin soğuk suya ait olduğunu tahmin etmelerini istiyor. Şimdi dinleyelim .

BİRİNCİ BARDAK
İKİNCİ BARDAK

Şimdi hangisi bir tahmin edelim.

Hadi sonuçlara bakalım. Birinci bardak soğuk, ikinci bardak sıcak suya ait. Peki bu ikisini farklı yapan nedir? Sıcak suyun akışkanlığa karşı direnci (vizkozite) soğuk suya göre düşüktür. “Balı ısıttığınızı düşünün akışkanlığı artacaktır ve döküldüğünde sıçrama sesi farklı gelecektir. Bal da bu daha kolay ayırt edilebilir. Ama suda da aynı olay geçerlidir.” diye açıklıyor Steve Mould.

Soğuğun sesini duyuyor musun? Peki ya soğuğun tadı olur mu?

İngiltere kökenli Sensory Experiences şirketi duyusal danışmanlık veren bir şirket. Duyusal danışmanlık ile duyuları birbirine bağlayarak ürün ve marka tasarımı yapıyorlar. Bunu şöyle açıklayabiliriz. Tıpkı yasemin kokulu bir parfümün sizi geçmişte yaşadığınız bir anıya bırakması gibi düşünelim. Reklamlarda gördüğümüz her görüntü ve her sesi firmalar reklamlarda öyle kullanıyor ki adeta gıda ürünlerinin tadı, kokusu, aromasını hissedebiliyorsunuz.

Sensory Experiences, Cornetto’nun külahlarındaki sesi mükemmel yaparsak çıtırlık ve lezzet hissini de artırırız diyerek ses laboratuvarlarında çalışmalar yapmış. Deneklerin külahlar aynı bile olsa, kulaklıkla kulaklarına verilen sesi değiştirerek külahların bayat ve yumuşak olabileceği algısını yaratabilmişler.

Sensory Experiences, bu süreci şu şekilde anlatıyor:

“Testler, en iyi çıtırtı sesini belirledi. Daha sonra Prof. Barry Smith’in laboratuvarına geçtik ve mikrofonların önünde külah yiyen insanlar vardı; ses, taktıkları kulaklıklara geri besleniyordu. Gerçek zamanlı olarak duydukları sesler değiştirilebiliyordu, bu şekilde külahlar aynı bile olsa tadını gevrek, bayat veya tamamen gevrek olarak algılamaları sağlanıyordu. Buna “halo(hâle)” etkisi deniyor; bir duyu memnun kaldığında, diğerleri genellikle aynı şeyi takip ediyor”

Sensory Experiences Co.

Benzer şekilde kola reklamlarında koladaki buz, gaz kabarcıkları ve kolanın bardağa dökülme sesini o kadar iyi ayarlıyor ki o kolanın soğuk ve serinletici ve tadının iyi olduğu algısı oluşuyor. Örnekler çoğaltılabilir ama ana temamız aynı: sesler diğer algılarımızı değiştirebilir.

Oyunlar, savunma sanayi ve simülasyon teknolojisi

Sesin duyularımızda yarattığı algıyı detaylı olarak anladığımıza göre gelin bir de Matrix dünyasındaki kadar gerçekçi seslerin nasıl elde edildiği konusuna. Sanal gerçeklik teknolojisi geliştikçe özellikle oyun ve savunma sanayinde askeri simülatörler de daha gerçekçi bir yapıya kavuşuyor.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi girişimi olan Ctech şirketi çevresel ses ve haberleşme sistemi simülasyonu adında bir proje gerçekleştirmiş. Askeri sistemler için geliştirilen bu simülatörde gerçekçi ses ortamı oluşturmak için motor, silah, pervane ve hatta hava durumundan kaynaklı ortama ait seslerin simülasyona dahil etmişler.

Cornell, Colombia ve Stanford Üniversitesinde yapılan bir çalışmada  da suyun çeşitli akış koşullarındaki fiziksel durumu ve sesinin simülasyonlarını gerçekleştirmişler. Çalışmada su ve havanın birlikte oluşturduğu yapıyı ve geometrisini izleyerek, bölünme, birleşme ve patlamadan kaynaklanan hava kabarcığı yapılarını belirlemişler. 

Kabarcığın boyutu, şekli , katı yüzeye uzaklığı gibi etkilerin frekansları da hesaplanarak kendilerine ait bir model geliştirmişler. Sonuçlara bakacak olursak oldukça gerçekçi sonuçlar elde etmeyi başarmış gibi görünüyor. Araştırma ekibi ses gerçekliğini artırmak için daha fazla çalışma gerektiği düşüncesinde. İşte araştırmanın detaylı videosu:

Tüm bu simülasyonlar fiziksel ve matematiksel modeller yoluyla daha gerçekçi hale getirilebiliyor ve artan işlemci gücü ve bilgi işleme hızıyla birlikte her geçen gün daha gerçekçi oyun , laboratuvar simülasyonları, askeri simülasyonlar, eğitici sanal gerçeklik içerikleri bizi bekliyor gibi görünüyor. 

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

Yazar

Pamukkale üniversitesi Gıda mühendisliği mezunuyum. Teknoloji ve bilişime olan ilgim nedeniyle Yazılım ve Veri bilimi kursları alıyorum. Bana ulaşmak için aşağıdaki sosyal medya ikonlarına tıklayabilirsiniz.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Başka Yazı Yok

Kayıt Ol

Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Giriş Yap

Henüz üyeliğiniz yok mu? Kayıt Ol

close

Abone ol!